Bazen yüreğin, dünya’nın hiçbir yerine sığmayabilir.

O çok sevdiğin ülke,
Bir yaz akşamında en sevdiğin sahil kasabası,
Elinde en sevdiğin kitap,
Kulağında en sevdiğin müziğin ritmi,
En değer verdiğin insanların yanı,
Yüzünü boynuna gömdüğün masum bir bebeğin yanı,
Çilek tarlası,
Ay çiçeklerinin tam ortası,
Aylaklık zamanı,
Yatağın,
Alış veriş, kuaför,
Şamata ve hatta gürültü,
Bir meyve ağacının dalları…
Nerede ve kiminle, nasıl olursan ol işte.
Huzur, aranıp da bulunan, bulunduğunda paketlenip saklanan bir
şey midir bilmiyorum ama, kısa bir süre için bile onu kaybetsen; yanın-yönün –fikrin
değişiveriyor. Sonra bir bakıyorsun, en yakının en uzak, en sevdiğin en yabancı
oluvermiş.
Seni uyarıyorum;
Kalp ya bu; bazen yüreğin dünya’nın hiçbir yerine sığmayacak.
Üzgünüm!
Geçer ya da kalır bilemem ama iyisi mi sen, alışmaya bak.
Muhabbetle,
İmza: Sizin Zeynep.








0 yorum: