Hu hu; Turşucu Geldi Hanım!

17:23 Unknown 0 Comments


Selamlar,

Dün akşam saat 18.30 suları, işten çıkmış ve ayıla bayıla evin yolunu buldurmuş bir haldeyim. Beynimde filler tepinerek dans ediyor, sen düşün halimi :) Apartmana giriyorum ve neredeyse sürünerek merdivenleri çıkıyorum, Allah'a şükür birinci katta oturuyoruz! Benim adetimdir, gün içinde annemi arayıp veyahut tam da o merdivenleri çıktığım sırada apartmanda böğürerek şunu sorarım:

Anne, akşam yemekte ne var?

İşte dün akşam, annem aralık kapının ardından gel de gör ne var diye bağırırken; aklımdan türlü ve enfes yemek listeleri geçti. Mutfağa girmemle avucumu yalamam arasındaki zaman dilimi çok kısaydı ama :)

Bizim şeker Sultan Fatma, koymuş önüne koca bir tencere turşu malzemesi, sabahtan akşama kadar onunla uğraşmış! Ben işten eve gelmişim, karnım acıkmış, yorulmuşum hiç umurunda değil! Şaka tabii ki, canım kadın bir yorulmuş bir yorulmuş sorma sayın okur! Bende hemen olaya dahil oldum ve oturup bir güzel onu izledim :) [Bu şaka değil, anlamadığım işlere burnumu sokmam ben arkadaş] Meraklısına ithafımdır bu post, o yüzden :)





İşte karşınızda o bir koca tencere turşu içi;

*Küp küp doğranmış havuç
*Küp doğranmış yeşil domates
*Küp doğranmış lahana
*Küp doğranmış salatalık
*Küp doğranmış Biber
*Sirke, Tuz, Biraz zeytinyağı ve az mı az şeker ilaveli.








Ve şimdi sırada, turşu malzemesini resimde gördüğünüz haşlanmış ve tohumları ayıklanmış dolmalık yağ biberlerinin içine doldurmak var :)









Bkz, 3 nolu resim :)

















İşte bu da benim favorim! (Bu kez turşu malzemesi haşlanmış ve boydan tek bir çizikle kesilmiş patlıcanların içine konuluyor)


Final benden ama, o kadar patlıcan ve yağ biberini bir arada gören bünyem Herse yapıp yemeden uyuyabilir mi? :)

Herse için ne kullandım:
*2 Adet Közlenmiş Patlıcan
*4 Adet Közlenmiş Yağ Biberi
*Doğranmış Maydanoz (Bu tamamen tercihtir)
*Sirke, Sarımsak, Zeytinyağı ve Tuz.


Not: Aranızda hamile olan birileri varsa eğer, turşu yemeğe beklerim efendim :)



Muhabbetle benim canım okur,

İmza: Sizin Zeynep.

0 yorum:

Güne Bir Not:

13:41 Unknown 0 Comments





Bazen tek bir davranış, tüm hayatın yönünü değiştirmeye yeter. 
Ama o davranışın 
sonuçlarını değiştirmeye, bir ömür yetmez.

Muhabbetle,

İmza: Sizin Zeynep!

0 yorum:

Güne Bir Şiir.

17:39 Unknown 0 Comments


Bari,

Gönlüme kış düşmeden gel.
Son umutlarımı,
Bu kara siyah havada uçamayan kuşların kanatlarına yükleme.
Hayatın,
Bakışlarımda kalan o bir parça ışığı çalmasını bekleme.
Koş gel,
Bitirme beni.
Koş gel ki mucize denilen o duygu kucaklasın bedenlerimizi
Var gücüyle.

Muhabbetle,
İmza: Sizin Zeynep.
[22.09.2010]

0 yorum:

(Sıradan) Bir Gün;

11:23 Unknown 0 Comments




Bendeniz, en çok insanları izlemeyi severim.  Hayatı anlamak istediğim zamanlar da usulca koşarım kalabalıklar içine, süzülürüm varlığımı hissettirmeden. Öğreneceğim, keşfedeceğim şeyler bitmiyor çünkü. Ve ben, her yerde/herkes de bir şeyler aramak-bulmak niyetindeyim. Kalabalık bir yerdeyim, kalabalıklar arasında yabancılık hissi güzel bir duygu. İnsanı kendiyle yüzleştiriyor nitekim. Orada tanıdık yalnız bir kişi oluyor, o da sensin.

Sıradan bir gün ve ben bir yerde oturmuş insanları izliyorum. Elindeki kahveyi yudumlarken beyaz tişörtüne damlatan kız ‘’Of ya yine mi’’ diye hayıflanıyor. Gülüyorum, kendi sakarlığımı görüyorum o’nda. Herhalde kendini yalnız sanmıyordur o da J
Gözümü başka bir yöne doğru çeviriyorum. Bu kez sürekli saatini kontrol eden bir genç var karşımda. Az sonra o da bir ‘’Of’’ çekecek. Ondan önce ben bir ‘’Of’’ diyeceğim, çünkü beklemeyi hiç sevmem J  Hatta aşırı sabırsızımdır. ( Kendimde sevmediğim en önemli şey de sabırsızlığımdır) Biri bana bekle demesin de ne derse desin, çabucak sinirlenirim yoksa.

Sonra, yolun kenarında mesken tutmuş bir falcı var, gelene geçene yapışıyor ve ısrarla ‘’Uzat elini de bir falına bakayım’’ diyor. Israrcılıktan, ısrarcı insanlardan nefret ederim! Bir şeye karar vermeden ya da Evet- Hayır demeden önce herkes bir düşünür değil mi? O halde ısrarcılık saygısızlıkla eş değerdir bence. Bu kez gülüp geçemiyorum çünkü kafayı taktım kadına.

Yüzümü son bir kez daha başka bir yöne çeviriyorum. Küçük bir kız kitabını elinden düşürüveriyor. Tam zamanında yere eğilmesine rağmen oradan geçen başka biri, kızın kitabını çiğniyor ama farkında değil. İçim cız ediyor tabii, canım kitabın bir yerinde koca bir leke! Koşup kızın kitabına sarılasım, bağrıma basasım geliyor düşünün J Böyle bir şey benim başıma gelse ne yapardım bilmem.
Son bir kez daha bakıyorum onlara; genç çocuk hala bekliyor, beyaz tişörtüne kahve dökülen kız şimdilik neşeli görünüyor. Ama falcının işleri kesat, zaten onlara kim inanıyordur ki? Kitabı yere düşen kızı göremiyorum ve artık gitmem gerek. 

 * * *

Hislerim beni yanıltmıyorsa size şunu söyleyeceğim; ne olursa olsun,  su akıp yatağını buluyor. Razı olmayı becerebilirsek,  fazla hırpalanmayız.

Muhabbetle, benim canım okur J
İmza: Sizin Zeynep.

0 yorum: