Otobüs Maceraları Vol.1: Zeynep, Çanta Afacanına Karşı!
Ben öyle süslü püslü; vıcık vıcık, canımlı cicimli, börtü
böceğimli giriş cümlelerini pek haz etmem ve hatta hiç samimi bulmam. Lakin
arada bir, keyfim yerinde, işler tıkırında ve kalp atışlarım düm tek tek kıvamında
olur. İşte öyle zamanlarda çizgilerin dışına çıkmak hiç de fena olmaz değil mi,
benim sayısı on parmağı geçmeyen(!) pek düzenli okuyucu arkadaşım ve yine
sayılı eşim dostum;
Selamların en güzeli sizlere gelsin J
Yaşadığım en tipi tip anılarım otobüslerden çıkıyor. Otobüs
ahalisi, çeşitli insanın bir araya gelerek oluşturduğu bir grup olduğu içindir
herhalde, bilemiyorum J
Bu sabah işe gelirken, tıngır mıngır giden otobüste derin bir uykuya dalmışım. Mayışıp
uyuduğum ender anlardan birindeyim; içim tatlı tatlı geçmiş, hatta rüya falan
görüyorum. Neyse, kolumu sıkan bir el hissedip uykudan ayıldığımda bir
bakıyorum ki anasının kucağında oturan afacan bir velet koluma yapışmış,
masumca gözlerimin ta içine bakıyor. Çocukları pek severim diye miniğe bir göz
kırpıyorum. O da bana bakıp gülüyor, derken tam o esnada çantamın yavaş yavaş
kucağımdan kaydığını hissediyorum. Aha, bu da ne! Velet çantamın kenarında
sallanan minik saatli uğur böceğimi tutmuş, kendine doğru çekiyor da çekiyor.
Dur bakalım deyip, çantamın bir kolundan da ben asılıyorum. O da gecikmeyip
karşı hamleyi yapıyor tekrar. Sinirleniyorum bu kez, çocukları pek bir severim
hissi, uslu duran çocukları pek bir severim olarak kafamda yeniden şekilleniyor
J
Afacan başlıyor feryat
figan ağlamaya. Haydaaaa! Oldu mu şimdi. Salya sümük ağlamak hiç yakışıyor mu
sana, delikanlı. Neymiş uğur böceğini istiyormuş. Seni utanmaz seni, ha haaaaayyyy
çok beklersin. Bir kere o uğur böceği saati bana sevgili nişanlım aldı, hiç
sana yar eder miyim ben onu? Ben veledi görmezden gele durayım, otobüsün o çokbilmiş
ahalisi ‘’Versen n’olcak ki’’ bakışlarıyla beni taciz ediyor. Uyku falan
kalmıyor tabii bende. Velet hala ağlamayı sürdürürken, kendimi çocukların kaka
sınıfına soktuğu Gargamel tipli insanlardan hissediyorum. Ama avcunu yalasın o. Dört durak önce de olsa,
otobüsten inip yola yaya devam ediyorum J
Böylece afacan velet gerçekten avcunu yalıyor; yayaya şaşaşa olaaaaa!!!! Zafer benim
ve tabii minik uğur böceği saat de J
* * *
Yakında tekrar görüşeceğiz. İş, ders, sınav stresi ya da ne
bileyim sebepsiz can sıkıntılarınızdan arındırıp, sizi biraz dahi güldürebildiysem ne mutlu bana J
Muhabbetle diyelim o vakit,
İmza: Sizin Zeynep.
Not: Misafirliğe gittiğinde yaramazlık yapıp ev sahibesini
yerinden hop oturtup hop kaldıran, otobüste, yolda, sokakta ve bilumum topluma
açık yerlerde çocuğunu serbest bırakıp iki çemkiremeyen, çocuğunun kolunu mini
minnacık cimciremeyen, şımartıp yüz veren Anneler, size diyeceğim şey şu ki; klasik
bir anne tribine girip azcık çocuğunuza bağırmaktan korkmayın canımJ








0 yorum: