Rağmen Yaşamak.
Başlangıç;
Bundan yıllar evvel okuduğum bir roman şu satırlarla bitiyordu '' Bu işler böyleydi işte... İnsan bir haziran akşamında bir kaldırımın üstünde yapayalnız kalıveriyordu. ''
***
Pek sıkıntılı bir dönemece girmişti hayatının şu günlerinde. Rağmen yaşamaktı adı. Birisi ölmüş gibiydi hissediyordu.Ve hatta birisi ölmüştü; benliği. Şu meşhur hiçlik makamına bir sıçrayışta ulaşmıştı, gönlü. Kaç geceden, kaç günden... Kaç mevsimden geçmişti yolu kim bilir. Hatta kaç rüyadan, kaç sözden.
Ellerden, dillerden geçmişti belli. Ve nihayet bir günde, kendinden... Hiç olmuştu işte. Hem bu hiçlik; koca bir kara delik gibi büyüyordu ruhunda, günbegün şiddet arttırarak.
Ve nihayetinde kendini sahipsiz bir balon gibi hissediyordu artık: Sahibi olan küçük çocuk, ipini parmaklarının arasından kaçırmıştı bir kere. Ruhu; göğün taaaa yedi kat yukarısında, boşlukta sallanıp duruyordu. Ya da en aşağıdaydı; yerin taaa yedi kat dibinde! Kimsesizlerin uğrağı olan, hiçlikte.
***
Hal böyle olunca sordu kendine, içinin tünellerine girme vakti gelmişti çoktan.
-Peki ya şimdi ne olacak?
-İyi olacaksın.
-Ne zaman?
-İlla bir zaman.
-İnanıyor musun?
-İnanmazsan olmaz.
-Yine inanır mısın?
-Gayet tabii. İnsan en çok inanmak ister.
-Başaramadığının farkında mısın?
-Bu salt benimle mi ilgiliydi?
-...
-Peki ya olayları değiştiremediğinin?
-Ben değiştirmek istemiştim. Ama sadece benim istemiş olmam yetmedi.
-Yine soruyorum, peki şimdi ne olacak?
-Keşfetmeye çalışacağım ve en çok da dinleyip, anlamaya. Çünkü evrenin en büyük eksiği bu; kimse kendini ya da bir başkasını dinleyip, anlamıyor.
-Umut ediyor musun?
-En çok umut ediyorum aslında, umut her zaman var. Bir de dua. Unutma sakın, dualar kalıcı. Umut etmek de inanmaktan gelir öyle değil mi?
-Öyle. Son bir şey daha soracağım sana; gerçekten şimdi ne olacak?
-Bilemem. Bilinmeyeni yalnızca O bilir. Ben dua edeceğim ama; yeni yollara, yeni yıllara ulaşsın diye gönlüm, en çok dua edeceğim.
Ve son...
Selamlar a dost.
Muhabbetle,
İmza: Sizin Zeynep.









0 yorum: