En İyisi Hiçbir Şey Bilmemek!
Varlığımı, varlığıyla güzelleştiren; canım okur!
Çok şey oldu ben yazmayalı biliyorum. Kim bilir neler geldi başına, ne badireler atlattın ya da ne çok mutluydun görüşmeyeli. Bak mevsim bile kabuk değiştiriyor. Güneş ve ışık bizi terk edip, başka ve uzak ülkelere göç edecek. Yağmurlarda ıslanıp, çamurlara bulanacağız. Kar yağacak ve biz hem donmanın hem büyülenmenin hazzına varacağız yine. (Ki bu her kış yaşadığımız bir duygu yoğunluğu olmasına rağmen, beyaz bizi sanki ilk kez görüyormuşuz gibi heyecanlandıracak)Lodos, salt evden özenle toplayıp çıktığımız saçlarımızı değil, ruhumuzu da uçuşturacak beraberinde. Arkadaşlar eşliğinde içilen kahveler pek bir efkarlı olacak yakında. Isınmak durumu hayatımıza girecek yeniden. He bir de, ısınmak durumu için kol gibi (amiyane bir tabir kullanıyorum, pardon) faturalar ödeyeceğiz. Gri ve puslu hava kimimizi depresyona sürükleyecek (mesela beni) kimimizi ise sevinçten havalara hoplatacak.
Yeni bir yıl gelecek; belki iyi belki kötü sürprizlerle... Şans, bazılarımızın yanındayken, bazılarımızın çok uzağında olacak. Bir bebek dünyaya gelirken ağlayacak! Başka bir bebek ise, büyüyüp etrafı algılarken, eğlenceli kahkahalar atacak. Diplomasını alan bir genç, iş hayatına atılacak; zorlu-stresli ama gerekli. En çok da mutlu ve heyecanlı. Başka bir genç ise, işten ayrıldığı için üzgün olacak.
Bazılarımız zamanla yaşlanacak, bazılarımız ise zamanla gençleşecek. Ama bir şekilde hayatta kalacağız! Kah tozu dumana katacağız, kah pısıp oturacağız. Ama yaşadığımız duygular, karşılaştığımız durumlar ne olursa olsun iç sesimiz bize şöyle seslenecek; en iyi bildiğin şey, hiçbir şey bilmediğindir. Tabii bunu kaçımız anlayıp, duyacağız orası muamma! Sen iç sesini anlayıp duyanlardan ol, tamam mı?
Muhabbetle, Benim Canım Okur.
İmza: Sizin Zeynep.








0 yorum: